O ile İngilizce Kelime
Geçerli; Türkçesi: portakal.
Doğru kelime; Türkçesi: bir.
Geçerli; Türkçesi: tamam.
Geçerli; Türkçesi: eski.
Doğru; Türkçesi: açık.
Out: dışarı, dışarıya anlamına gelir.
“Order”: sipariş, düzen, sıra demek
Geçerli; Türkçesi: sadece.
Doğru kelime; Türkçesi: diğer.
“Off”: kapalı, dışarı, uzak anlamına gelir
Geçerli; Türkçesi: üzerinde.
Doğru; Türkçesi: bizim.
Geçerli; Türkçesi: yağ.
Harika; Türkçesi: baykuş.
“October”: yılın onuncu ayı, ekim
“Ordinary”: sıradan, normal, olağan
“OMG”: “Oh my God” kısaltması, şaşırınca denir
“Olive”: zeytin anlamına gelir
“Ocean”: okyanus, çok büyük deniz
Online: internete bağlı, çevrimiçi demek.
Octopus: sekiz kollu ahtapot.
Onion: mutfakta sık kullanılan soğan.
Own: sahip olmak, kendine ait demek.
Ottoman: Osmanlıyla ilgili; ayak sehpası da.
- Orphan
Oak: sağlam gövdeli meşe ağacı.
Original: özgün, orijinal, ilk olan.
Opposite: zıt, karşıt, karşısında olan.
Once: bir kez, bir defa anlamına gelir.
Office: ofis, büro, çalışma yeri.
Oven: fırın, pişirme cihazı.
Owner: bir şeye sahip olan kişi, malik.
Opportunity: fırsat, uygun imkân demek.
Oat: yulaf tahılı, gevrekte kullanılır.
Oxygen: oksijen elementi, solunum için şart.
Odd: tek sayı, tuhaf, garip anlamları var.
Object: nesne; ayrıca itiraz etmek fiili.
Operation: işlem, ameliyat, operasyon.
often: sık sık, çoğu zaman anlamında zarf.
Occupation: meslek, iş, meşguliyet.
Ostrich: devekuşu; uçamayan büyük kuş.
obvious: açık, bariz, kolayca görülen.
observe: gözlemlemek, dikkatle izlemek.
obey: itaat etmek, kurallara uymak.
Outside: dışarısı, dışarıda, dış kısım.
option: seçenek, tercih imkânı.
Overrated: abartılmış, gereğinden fazla övülen.
Ore: cevher, maden içeren kaya.
orb: küre, yuvarlak cisim; eski şiirsel.
orbit: yörünge; yörüngede dönmek.
- of course
Outdoor: açık havada yapılan, dış mekân.
Occur: meydana gelmek, vuku bulmak.
Omen: alamet, uğur/ugursuzluk işareti.
Offline: çevrimdışı, internete bağlı değil.
Oscar: erkek adı, ayrıca film ödülü.
İngilizce "oasis": çöl ortası vaha, sığınak.
"Overthink": bir şeyi aşırı düşünmek.
"Ouch": can acıyınca söylenen ünlem.
Organization: kurum, düzenleme, organizasyon.
Opera: hem müzik türü hem tiyatro eseri.
Obsession: takıntı, saplantı anlamında.
Obsessed: kafayı takmış, takıntılı olmak.
Oyster: istiridye, deniz canlısı.
Oversize: normalden büyük, bol beden.
Obviously: açıkça, bariz şekilde.
Opinion: görüş, kanaat, fikir.
Operator: işletici, operatör, görevli kişi.
"Oh my god": şaşkınlık ifadesi, ünlem.
Occasion: durum, özel gün, vesile.
Oblivion: unutulmuşluk, yok olup gitme.
Objective: nesnel; hedef, amaç anlamı da var.
Origin: köken, başlangıç noktası.
Oracle: kâhin, kehanet yeri; ayrıca yazılım.
Offer: teklif etmek, sunmak, öneri.
İngilizce erkek adı; soyadı da olarak kullanılır.
Ünlem, “vah vah/eyvah/hata yaptım” anlamında.
“Daha yaşlı, daha eski” anlamına gelir.
“Genel, toplam, bütünüyle” anlamında sıfat/zarf.
“Diğerleri, ötekiler” anlamında çoğul zamir.
“Süs, süs eşyası, süslemek” anlamına gelir.
“Engel, mani, zorluk” demektir.
“Yemin, ant, ciddi söz” anlamına gelir.
Yunan alfabesinin son harfi; sembolik anlamları var.
Zeytin anlamına gelir; çoğul isimdir.
İngilizce erkek adı; literatürde çok geçer.
“Resmi, yetkili, memur” anlamında sıfat/isim.
“Yükümlülük, zorunluluk, borç” anlamına gelir.
Argo, “saf, enayi, kaba tip” anlamında isim.
“İşgal etmek, meşgul etmek, kaplamak” fiili.
Fiilleştirmek, nesneleştirmek anlamına gelir
The words in the list O ile İngilizce Kelime come from players of the word game City, Country, River.